﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title></title>
	<atom:link href="http://www.askokey.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.askokey.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 07 May 2012 13:17:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title></title>
		<link>http://www.askokey.com/genel/116.html</link>
		<comments>http://www.askokey.com/genel/116.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2012 13:17:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.askokey.com/?p=116</guid>
		<description><![CDATA[KADIN ÇALIŞSIN MI? Ipsos KMG iki yılda bir Türkiye&#8217;yi anlama kılavuzu oluşturuyor ve 14 yaş üstü 16 bin bireyle görüşüp orta sınıftaki değişimi izliyor. Araştırmaya göre 43.5 milyon kişi bu sınıfın üyesi. Din orta sınıf için önemli. Orta sınıfın yüzde 85&#8242;ine göre Allah inancı onlara huzur veriyor. Yüzde 67&#8242;sinin hayatına ise dini inançları yön veriyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KADIN ÇALIŞSIN MI?</p>
<p>Ipsos KMG iki yılda bir Türkiye&#8217;yi anlama kılavuzu oluşturuyor ve 14 yaş üstü 16 bin bireyle görüşüp orta sınıftaki değişimi izliyor. Araştırmaya göre 43.5 milyon kişi bu sınıfın üyesi. Din orta sınıf için önemli. Orta sınıfın yüzde 85&#8242;ine göre Allah inancı onlara huzur veriyor. Yüzde 67&#8242;sinin hayatına ise dini inançları yön veriyor. Yüzde 72&#8242;si ise dinlerinin gereklerini yerine getiriyor.</p>
<p>Orta sınıfın en büyük çelişkisi kadının çalışması konusunda. Yüzde 71&#8242;i erkek ve kadının aile bütçesine birlikte katkıda bulunması gerektiğini söylerken yüzde 68&#8242;i de kadınların iş yaşamında daha aktif olması gerektiğini belirtiyor. Ancak yüzde 64&#8242;ünün fikri kocasının izni olmadan kadının çalışmaması yönünde. Orta sınıf parasının kıymetini de biliyor. AVM&#8217;lerde çok zaman geçirse de yüzde 67&#8242;si neye ne kadar harcadığına dikkat ediyor. İhtiyaç duymadığı şeyleri almayanların oranı ise yüzde 67. Alışverişte en önemli kriterse yüzde 61 ile fiyat.</p>
<p>ORTA SINIF NASIL BELİRLENİYOR?</p>
<p>OECD satın alma gücü paritesine göre günde 10 doların üzerinde harcayabilenler orta sınıfa dahil oluyor. Araştırmacılar yaşanılan yerden ve semtten bağımsız olarak kullandığı araba, evindeki televizyonun özellikleri, AVM alışkanlığı, yurtdışına çıkış sıklığı, marka kullanımı gibi kriterlere bakarak kişileri orta sınıfa dahil ediyorlar.</p>
<p>YÜZDE 87&#8242;Sİ PASAPORTSUZ</p>
<p>Orta sınıfın en çok yaptığı TV izlemek, akraba-dost ziyaretlerine gitmek, yemek yapmak, evde arkadaşlarla buluşmak. En az yaptıkları ise, dergi okumak, opera-baleye gitmek, yurtdışına tatil amaçlı seyahate gitmek, tiyatroya gitmek. Orta sınıfın % 58&#8242;inin ehliyeti, yüzde 87&#8242;sinin pasaportu, yüzde 68&#8242;inin kredi kartı yok.</p>
<p>EKONOMİ ORTA SINIFI BÜYÜTÜYOR</p>
<p>Ipsos KMG Sosyal Araştırmalar Enstitüsü Genel Müdürü Tonguç Çoban, orta sınıfın gelişmesinin nedeninin ekonomideki büyüme olduğunu vurguluyor. Büyümenin Anadolu&#8217;ya yayılmasının orta sınıfın değişimini belirlediğini söyleyen Çoban &#8220;Orta sınıf, çoğunluğu muhafazakâr bir yaşam tarzını benimsiyor&#8221; diyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.askokey.com/genel/116.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YÜKSELEN TÜRKİYE</title>
		<link>http://www.askokey.com/genel/yukselen-turkiye.html</link>
		<comments>http://www.askokey.com/genel/yukselen-turkiye.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2012 13:11:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.askokey.com/?p=109</guid>
		<description><![CDATA[KADIN ÇALIŞSIN MI? Ipsos KMG iki yılda bir Türkiye&#8217;yi anlama kılavuzu oluşturuyor ve 14 yaş üstü 16 bin bireyle görüşüp orta sınıftaki değişimi izliyor. Araştırmaya göre 43.5 milyon kişi bu sınıfın üyesi. Din orta sınıf için önemli. Orta sınıfın yüzde 85&#8242;ine göre Allah inancı onlara huzur veriyor. Yüzde 67&#8242;sinin hayatına ise dini inançları yön veriyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KADIN ÇALIŞSIN MI?</p>
<p>Ipsos KMG iki yılda bir Türkiye&#8217;yi anlama kılavuzu oluşturuyor ve 14 yaş üstü 16 bin bireyle görüşüp orta sınıftaki değişimi izliyor. Araştırmaya göre 43.5 milyon kişi bu sınıfın üyesi. Din orta sınıf için önemli. Orta sınıfın yüzde 85&#8242;ine göre Allah inancı onlara huzur veriyor. Yüzde 67&#8242;sinin hayatına ise dini inançları yön veriyor. Yüzde 72&#8242;si ise dinlerinin gereklerini yerine getiriyor.</p>
<p>Orta sınıfın en büyük çelişkisi kadının çalışması konusunda. Yüzde 71&#8242;i erkek ve kadının aile bütçesine birlikte katkıda bulunması gerektiğini söylerken yüzde 68&#8242;i de kadınların iş yaşamında daha aktif olması gerektiğini belirtiyor. Ancak yüzde 64&#8242;ünün fikri kocasının izni olmadan kadının çalışmaması yönünde. Orta sınıf parasının kıymetini de biliyor. AVM&#8217;lerde çok zaman geçirse de yüzde 67&#8242;si neye ne kadar harcadığına dikkat ediyor. İhtiyaç duymadığı şeyleri almayanların oranı ise yüzde 67. Alışverişte en önemli kriterse yüzde 61 ile fiyat.</p>
<p>ORTA SINIF NASIL BELİRLENİYOR?</p>
<p>OECD satın alma gücü paritesine göre günde 10 doların üzerinde harcayabilenler orta sınıfa dahil oluyor. Araştırmacılar yaşanılan yerden ve semtten bağımsız olarak kullandığı araba, evindeki televizyonun özellikleri, AVM alışkanlığı, yurtdışına çıkış sıklığı, marka kullanımı gibi kriterlere bakarak kişileri orta sınıfa dahil ediyorlar.</p>
<p>YÜZDE 87&#8242;Sİ PASAPORTSUZ</p>
<p>Orta sınıfın en çok yaptığı TV izlemek, akraba-dost ziyaretlerine gitmek, yemek yapmak, evde arkadaşlarla buluşmak. En az yaptıkları ise, dergi okumak, opera-baleye gitmek, yurtdışına tatil amaçlı seyahate gitmek, tiyatroya gitmek. Orta sınıfın % 58&#8242;inin ehliyeti, yüzde 87&#8242;sinin pasaportu, yüzde 68&#8242;inin kredi kartı yok.</p>
<p>EKONOMİ ORTA SINIFI BÜYÜTÜYOR</p>
<p>Ipsos KMG Sosyal Araştırmalar Enstitüsü Genel Müdürü Tonguç Çoban, orta sınıfın gelişmesinin nedeninin ekonomideki büyüme olduğunu vurguluyor. Büyümenin Anadolu&#8217;ya yayılmasının orta sınıfın değişimini belirlediğini söyleyen Çoban &#8220;Orta sınıf, çoğunluğu muhafazakâr bir yaşam tarzını benimsiyor&#8221; diyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.askokey.com/genel/yukselen-turkiye.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MÜCAHİT KADINLAR</title>
		<link>http://www.askokey.com/genel/mucahit-kadinlar.html</link>
		<comments>http://www.askokey.com/genel/mucahit-kadinlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Mar 2012 18:36:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.askokey.com/?p=100</guid>
		<description><![CDATA[İstiklal Harbi&#8217;nden Önceki Mücahit Kadınlarımız Türk kadınlarının fiilen savaşa katılmalarını, İstiklal Savaşı’ndan yaklaşık yüz yıl kadar öncesine götürebilmekteyiz. Namık Kemal, Rodos Mutasarrıfı iken, Ebuzziya Tevfik’e gönderdiği, 1887 Şubat’ında yazdığını tahmin ettiğimiz mektubunda, Vatan-yahud-Silistire adlı eserinin ilham kaynağı hakkında bilgi vermiştir. “Silistire’nin mevzu’u, müellifinin hayali değildir. Benim yaptığım şey, Rumeli’ce, cennet-mekân Sultan Mahmud Han zamanındaki Şumnu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstiklal Harbi&#8217;nden Önceki Mücahit Kadınlarımız<br />
Türk kadınlarının fiilen savaşa katılmalarını, İstiklal Savaşı’ndan yaklaşık yüz yıl kadar öncesine götürebilmekteyiz.<br />
Namık Kemal, Rodos Mutasarrıfı iken, Ebuzziya Tevfik’e gönderdiği, 1887 Şubat’ında yazdığını tahmin ettiğimiz mektubunda, Vatan-yahud-Silistire adlı eserinin ilham kaynağı hakkında bilgi vermiştir. “Silistire’nin mevzu’u, müellifinin hayali değildir. Benim yaptığım şey, Rumeli’ce, cennet-mekân Sultan Mahmud Han zamanındaki Şumnu Muhasarası’nda naklolunan bir hikâyeyi, bir dereceye kadar tevsi için gördüğüm mecburiyet üzerine Kırım Muhaberesi sırasında vuku bulan Silistire Muharebesi’ne vatan- perverâneyi tasvir idi. Tiyatro yazmakta maharet göstermek değil idi.” diyor. Namık Kemal’in, Midilli’de sürgün bulunduğu sırada, Abdülhak Hamid’e yolladığı 30 Mart 1879 tarihli mektubunda, onun Tarık- yahud- Endülüs Fethi adlı eserinde Tarık b. Ziyad ordusunda bulunan kadınlardan da bahsetmesinin tarihe aykırı düşmediğini, İslam ordularında o zamanlar pek çok kadın bulunduğunu, hatta Yermük Muharebesi’nin kazanılmasında kadınların teşvikinin tesiri olduğunu bir örnek de vererek anlatmıştır. “Kırım Muharebesi’nde Kara Fatma’yı falanı bir tarafa bırakalım. Bir kız, nişanlısının arkasına düşerek gönüllü nefer yazılmış, Kars’a kadar gelmiş. Bir taburun tıranpeteciliğinde bulunduğu halde şehit olmuştu. Cenazesini gözümle gördüm; çünki o zaman Kars’ta idim.” bilgisini vermiştir. Namık Kemal, Vatan piyesinin konusu, vak’a kahramanlarından erkek kıyafetine girip nişanlısının ardından Silistire’ye giden Zekiye’yi bu iki belgeden ilham alarak oluşturmuştur.<br />
İstiklal Harbi’nden önceki kadın mücahitlerimizden biri de, 1877’deki Türk-Rus Harbi’nde gösterdiği kahramanlığıyla şöhretin doruğuna yükselen Erzurumlu Nene Hatun’dur.<br />
9 Kasım gecesi Ruslar Aziziye Tabyası’nı hücum ederek zaptettiler. Bu sırada 22–23 yaşlarında olan Nene Hatun, Erzurum’un Pasinler ilçesine bağlı Çeperli Köyü Ruslar tarafından istila edilince, kocası ve küçük oğlu Nazım’la Erzurum’a göç etmişlerdi. Oraya geleli henüz 15 gün olmuştu. 8/9 Kasım gecesi Müezzin Abdullah Efendi, Ayas Paşa Camii’nin minaresine gecelikle çıkıp, Aziziye Tabyası’nı Rusların ele geçirdiğini anlatmış, “Eli silah tutan koşsun!” diye halka seslenmiştir. Kocası, ona, “Sen evde kal, çocuğa bak.” demişse de, o, çocuğunu Allah’a emanet edip kalabalığa karışmıştır. Kendisinin anlattığına göre, Mecidiye Tabyaları’nı aşıp aşağıya indiklerinde, kulaklarını sağır eden tüfek ateşleri altında, yaralanana ölene bakmadan ileri atılmışlar, bazen satırla, bazen taşla, önlerine çıkan her Rusu vurarak Tabyalara doğru ilerlemişler ve bir taraftan kendilerinin, bir taraftan askerlerimizin gayretiyle Aziziye Tabyası’nı ele geçirmişlerdir. Bu sıralarda yaralı kardeşi Hasan gözü önünde şehitlik mertebesine erişmiştir.<br />
Nene Hatun, Çeperli (Çepelli) köyündendir; Hüseyin Efendi ile Zeliha Hanım’dan, 1270 (1853–1854)’te doğmuştur. Nene onun asıl adı, soyadı Kırkgöz’dür. Üç oğlunun en büyüğü Nazım ile onun küçüğü Birinci Dünya Savaşı’nda şehit düşmüşlerdir; en küçük oğlu Yusuf Durak, eşi ve iki çocuğu 1952’de hayatta bulunuyorlardı.<br />
Nene Hatun tutulduğu zatürre yüzünden 22 Mayıs 1955’te Erzurum Numune Hastanesi’nde, saat 13’te hayata gözlerini yummuştur. Cenazesi Erzurumlular ve Ordu Birlikleri tarafından 23 Mayıs’ta kaldırılmıştır. Aziz naaşı Aziziye Tabyası’ndaki şehitliğe gömülmüştür.<br />
Sırat-ı Müstakim Mecmuası’nda (1910) Türk-Rus Harbi’ne katılan Erzurumlu bir Kara Fatma’nın kahramanlığı anlatılmıştır. “Kara Fatma, Erzurumlu bir Osmanlı kadınıdır. Düşman ordusu Erzurum’u kuşattığı zaman Kara Fatma Kadın, Aziziye Tabyası’ndaki Osmanlı askerleriyle beraber idi. Askere yiyecek, su getiren, askerin yaralılarını omzunda taşıyan, yaralarını saran bir Osmanlı anası idi. Hücumla, zorla Osmanlı elinden tabya alınmaz olduğunu anlayan düşman hile yoluna sapmış ve gece yarısı, askerlerimizin koğuşu yakınına bir nefer sokarak tüfek attırıp koğuşun lambasını söndürmüş ve askerimizi sabaha kadar, yekdiğerini düşman zannıyla birbirine kırdırdıktan sonra, gelip rahatça zaptetmiş idi; fakat bu acıya dayanamayan, öç almak derdine düşen Fatma analığımız hemen Erzurum’a dönmüş, orada boş bulabildiği çoluk-çocuk, ihtiyar Osmanlıları başına toplamış. Tüfek yokmuş; evlerden balta, satır aldırmış, topladığı bu bir avuç Osmanlı’yı önüne katarak Aziziye Tabyası’na hücum etmiş. Düşmanın gülle, kurşun yağmurları Fatma kadına yüz çevirtmemiş ve girdiği tabyada doğramadık düşman koymamış. Tabyayı ceset yığını altında tekrar zabt ile şehitlerin intikamını almış bir dişi aslan idi. Erzurum’daki Şüheda Mezarlığı’nda yalnız erkek gönüllüler mi var? Hayır, nice kadın fedailer karışıktır.”<br />
1877’de Aziziye Tabyası’nın Ruslardan geri alınmasında canla başla savaşan bu Türk kızının adı gerçekten Kara Fatma mı idi; yoksa bu Kara Fatma adı, Kırım Muharebesi’nde Ruslarca kuşatılan Silistire Kal’ası’nın geri alınmasında, emrindeki Türkmen kadınlarıyla yararlılıklar gösteren Gazi Kara Fatma’dan sonra mücahit kadınlarımız için kullanılan temsili bir isim mi olmuştur?<br />
Mustafa Kemal, İstiklal Harbi’nde vazifelendirilmesi için emir verilmesini isteyen Erzurumlu Fatma Seher’e Kara Fatma adını vermiş, bundan sonra asıl adı unutulmuş, Kara Fatma olarak anılmıştır. Bu vaka da, mücahit kadınlarımızın bu adla temsil edildiğini gösterir. Erzurumlu Fatma Seher’in “Anadolu’daki Kara Fatmalar’ın en kuvvetlisi benim!” demesi, bunun bir ünvan olduğu fikrini kuvvetlendirir.<br />
İsmail Habib Erzurum’da bulunduğu sırada 1877 Türk- Rus Harbi’ne katılmış olan Nâme Kadın ve Nene Hatun’la görüşmüştür.<br />
“Ertesi gün Halk evi reisiyle bir arabaya atladık. Aziziye vak’asının kahramanlarını göreceğiz. Top-dağı eteklerindeki fakir mahallelerde Nâme Kadın’ın evini sora sora güçlükle bulduk. Kısa boylu, tıknazca, kara gözlü, saçları kınalı ve kulakları biraz ağır işiten, derya-dil bir kadın. Yaşını sordum:<br />
“Eh, altmışını geçmişiz!” dedi; hâlbuki Aziziye vakasında birkaç yıllık gelinmiş…”<br />
“Öyleyse sekseni aşmışsınız.” Dedim.<br />
“Bak hele” dedi, “Haberimiz olmadan yıllar da nasıl geçivermiş.”<br />
“Vakada kendisi başta ekmekle su taşıyormuş, iş kızışınca eline bir satır geçirecek… Kendisinden bahsetmemek için sözü kesti.<br />
“Çok kadın var mıydı?”<br />
“Tuhaf bir talâkatla konuşuyor: ‘Eli tutan herkes: Yaşlıcalar, genç kızlar, taze gelinler… Kimi sepetlerle ekmek taşıyor, kiminin sırtında fişek sandığı… Kimisi de bizim namusumuzu çiğnetmeyin diye erkeklere yürek pekliği veriyor.”<br />
“Kadınlardan silahlı olanlar yok muydu?”<br />
“Olmaz mı hiç.” dedi ve bize “Nene Hatun’u gördünüz mü?” diye sordu; o da silahlılardanmış.<br />
“Nâme’yi de arabaya alarak oraya (Nene Hatun’un yanına) gittik. Bu, uzun boylu, beyaz saçlı, gri gözlü ve asabî edalı yaman bir kadın. Yaşını nafile sormuşuz: “O zaman yirmisinde gelindim. Siz okumuş adamsınız; şimdi kaçında olduğumu kendiniz bulun.”<br />
“Vakadan bir gün önce büyük kardeşi Hasan cepheden ağır yaralı olarak eve gelmiş; bir yandan yaralıya bakarken, bir yandan da iki-üç aylık çocuğunu emziriyor. Kardeşi o gece ölür. Sabaha karşı minarelerden Moskof Aziziye’ye girdi diye haykırışlar başlayınca, kardeşinin ölüsünü alnından öpüp and eder: “Seni öldüreni öldüreceğim.” ve emzikli çocuğunu Allah’a emanet ederek kardeşinin silahını omuzladığı gibi kalabalıkla beraber…<br />
Bu kadının (Nene Hatun) şimdi kocası 110 yaşındadır ve kızı inmelidir. Kendisine biraz para verecek olduk: “Parayı ne’deyin a efendi bana bir iş bulun da evdekilere bakayın.” dedi.”<br />
Erzurumluların Aziziye Savaşı’ndan yaklaşık 40 yıl sonra, İstiklal Harbi’nden az önce, Birinci Dünya Harbi’nde kahramanlığı unutulmayan bir de Sabile’leri var: 11 Mart 1918’de öğleden sonra iki Ermeni, Taş- Mescid Mahallesi’nde Gümüşlü- Künbed Sokağı’nda bulunan Limoncu Rasim Efendi’nin evine girmiştir; 14–15 yaşındaki kızı Sebile, sandığının açılmasına karşı koyarak, kendisine sataşmaya da kalkan Ermeni’nin başına saplı tencereyle vurup onu sekiden aşağıya atmış, dışarı çıkıp topladığı komşularla Ermenilerin bu yağmacılık hareketlerini önlemeyi başarmışlardır.</p>
<p>__________________</p>
<p>http://img268.imageshack.us/img268/6&#8230;442005ozan.gif</p>
<p>Büyük davalar, büyük mücadeleler ister, çile, sabır kararlılık ister. Arkadaşlar ! Fikir ve haklı bir dava en büyük kuvvettir. Doğru bir fikri yenecek hiçbir kuvvet yoktur. </p>
<p>İnsan hayatında sağlam inanç, sağlam fikir, ülkü, ilim ve maddi güç gerçek kuvvetlerdir. Biz Türk milletinin davasını güdüyoruz. Arkamızda hiçbir yabancı güç yok, arkamızda Türk milleti var. Bu mücadeleyi &#8216;Türk&#8217;e yine Türk&#8217;ten fayda var; Türk&#8217;ün Türk&#8217;ten başka dostu yok&#8217; diyerek; kuvvetimizi milletimizden alıyoruz. </p>
<p>BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.askokey.com/genel/mucahit-kadinlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

